2022-11-21 12:29:38

KÜÇÜK İNSAN

Kaşif Şahinkesen

sahinmedyagrubu@gmail.com 21 Kasım 2022, 12:29

‘’Genç ve hürken, düşlerim sonsuzken çevremdeki her şeyi, değiştirmek isterdim, dünyayı bile. Yaşlanıp akıllanınca dünyanın değişmeyeceğini anladım.

Ben de düşlerimi azaltarak sadece memleketimi değiştirmeye karar verdim. Ama o da değişeceğe bezemiyordu. İyice artık son bir gayretle sadece ailemi, kendime en yakın olanları değiştirmeyi denedim.

Ama maalesef bunu da kabul ettiremedim. Şimdi ölüm döşeğinde yatarken birden fark ettim ki, önce kendimi değiştirseydim, onlara örnek olarak ailemi de değiştirebilirdim. Onlardan alacağım cesaret ve ilhamla memleketimi daha ileri götürebilirdim.’’

Yukarıda ki ifadeler bir anıt mezar yazısıdır ve bize ‘’hayatın gerçekliğini anlatır. Bu gerçeklikler içinde önemli bir gerçek vardır; o da’ değişimdir.

Değişimin doğasında dünya ile birlikte insanoğlunun da değişime kayıtsız kalamayacağı mutlak bir gerçekliktir. İşte bu noktada insanın yani bireyin akıl ve mantık ölçülerini ‘gerçeklik’ süzgecinden geçirerek değişime önce kendisinden başlaması gerekir. Değişmeyen tek şeyin ‘’değişim’ olduğu bir dünyada hepimiz bir şeyleri değiştirmeyi isteriz. Neleri, niçin ve kimin için değiştireceğimizi de biliriz, fakat bir türlü hiçbir şeyi ve hiç kimseyi değiştiremeyiz. Neden?

Dünyanın tüm insanları tarafından sevilen, sayılan, yeryüzünün bütün halkaları tarafından özenle takip edilen, örnek alınan özellikle geçmişteki liderler, birilerinin veya bir şeyleri değiştirmenin yolunun kendi iç dünyalarını değiştirmekten geçtiğini çok iyi bilirler. 

Onlar politikacı değillerdir; politika üstü devlet adamlarıdır, önderledir. Sadece bir topluluğu değil; tüm yeryüzü insanlarının düşünmüşler, bu uğurda erdemlilik mücadelesi vermişlerdir.

‘Erdem’ kavramının Büyük Türkçe Sözlük ’teki karşılığı, 1- Fazilet. 2- Maharet, hüner. 3-Liyakat, şeklindedir. ‘Erdemlilik ’de erdem kavramının içeriğini insanın kendir üzerinde taşıması halidir. Dolayısıyla denilebilir ki, ‘’ Lider olan insan erdemli olan ve erdemlilik mücadelesi veren insandır. ‘’ Bu anlamlı mücadeleyi vermiş olan liderler zaman zaman horlanmışlar, kabul görmemişler, cefaya maruz kalmışlar, fakat yılmamışlar, pes etmemişlerdir.

Bir şeyi değiştirmek için değişecek tek şeyin önce kendisi olduğunu bilen kişi gerçek liderdir. İç dünyalarını değiştirmeyen insanlar başkalarını değiştiremezler. Küçük insanlar ellerine imkân geçtiğinde emretmeyi çok severler. Emirler, itaatler, komutlar sanki hep bu küçük insanlar için yaratılmıştır. Küçük dağları ben yarattım diye gezerler, bilmezleri ki büyük dağların ayakları ovalardan başlar. 

İş yaptırmanın emir yoluyla gerçekleşebileceğini sanan küçük adamın bir özelliği de bu yolu denerken iyice zalimleşiyor olmasıdır. Zalimlik yaparak itaat bekleyen bir idareci zayıf karakterli ve aciz iradelidir. Tıpkı öğretmenin yolunun dayaktan geçtiğine inanan bir öğretmen gibi. Küçük insanların küçük davranışları da kendilerinde olan akıl ve iradelerinin yine kendileri tarafından değil de başka mekanizmalar tarafından idare ediliyor olduğunu gösteren bir alarmdır. Konuşan insan anlattıklarını benliğinde yaşamıyorsa, ortada olmayan bir ağacın meyvelerinin taksimini yapıyor demektir. Kim inanır böyle bir insanın paylaşımına?

Günümüz yazarlarının, politikacılarının, hatiplerinin, başkanlarının konuşmaları bu yüzden etkisiz kalmakta, toplum bu yüzden istenilen olgunlukta değiştir(e)memektedir.

Herkes sahtekarlığın, yalancılığın, vicdansızlığın, bencilliğin, merhametsizliğin, pahalılığın, geçimsizliğin arttığından şikayet etmekte ama tüm bu özelliklere ait huylarını, karakterlerini hiç kimse değiştir(e)memektedir.

Bu sorunun temelinde değişim isteğimizde ‘samimi’ olmamamız yatmaktadır. Büyük değişimlerinin kıvılcımını başlatan küçük ‘içsel kıvılvımlarımız’ın smaimi ve halisane olması çok önemlidir.

Tüm bilgeler tarafından dile getirilen bir deyiş vardır: ‘’ Ancak kalpten çıkanlar kalbe gider; ağızdan çıkanlar bir kulaktan girer, diğer kulaktan çıkar. ‘’

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.